Türk hukukunda vasiyetname yalnızca noter aracılığıyla yapılmak zorunda değil. El yazılı vasiyetname de hukuken geçerli olabilir. Ancak el yazılı vasiyetnamenin geçerliliği için kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulması gerekiyor.
Vasiyetnamenin tamamının kişinin kendi el yazısıyla yazılması, tarihinin gün, ay ve yıl olarak belirtilmesi ve imzalanması gerekiyor. Bu şartlardan birinin eksik olması, ileride vasiyetnamenin geçerliliğinin tartışma konusu olmasına yol açabilir. Bu nedenle evde hazırlanan el yazılı vasiyetnamelerde şekil şartlarına özellikle dikkat edilmesi gerekiyor.
Vasiyetnamenin noter huzurunda düzenlenmesi veya notere tevdi edilmesi, belgenin saklanması ve sonradan ortaya çıkabilecek şekli uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından daha güvenli bir yöntem olarak değerlendirilebilir.
Noter tarafından düzenlenen vasiyetnamelerde, vasiyet yapan kişinin iradesi ve işlemin usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiği resmi olarak kayıt altına alınır. Uygulamada, kişinin işlem sırasında ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı konusunda da gerekli değerlendirmeler yapılabilir ve bazı durumlarda sağlık raporu istenebilir.
Vasiyetnameyi hazırlayan kişi hayattayken, mirasçıların vasiyetnamenin içeriğine dayanarak miras hakkı talep etmeleri veya vasiyetnamenin iptalini istemeleri söz konusu değildir. Vasiyetnamenin hüküm ve sonuçları, kural olarak kişinin ölümünden sonra gündeme gelir.
Kişinin vefatının ardından vasiyetname açılır ve ilgililere bildirilir. Bu aşamadan sonra, kanunda öngörülen şartların bulunması halinde vasiyetnamenin iptali veya belirli hükümlerine yönelik hukuki başvurular gündeme gelebilir.
Vasiyetnamelere yönelik uyuşmazlıklarda, vasiyetnameyi düzenleyen kişinin işlem tarihinde ayırt etme gücünün bulunmadığı iddiası önemli bir yer tutabiliyor.
Noter işlemi sırasında kişinin durumunun değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde sağlık raporu alınması, ileride bu yönde ortaya çıkabilecek iddialar açısından önemli bir delil oluşturabilir. Ancak noter işleminin yapılmış olması, vasiyetnamenin hiçbir şekilde dava konusu edilemeyeceği anlamına gelmez.