Bütçenin genel gerekçesinde konut krizine kalıcı çözümler üretilmesi temel öncelikler arasında yer aldı. Satılık sosyal konut projelerinin hızlandırılmasının yanı sıra, dar gelirlilerin ve genç çiftlerin konuta erişimini kolaylaştıracak kiralık sosyal konut hamlesi dikkat çekiyor. Bu modelle kiralık konut arzının artırılarak piyasa genelindeki kira baskısının dengelenmesi hedefleniyor.
Program bazlı ödeneklerde sosyal refah kalemleri bütçenin en büyük paylarından birini oluşturdu:
2027 bütçesinde “Şehircilik ve Risk Odaklı Bütünleşik Afet Yönetimi” programına 762,6 milyar lira kaynak ayrıldı. Deprem bölgesindeki kalıcı konut ve yeniden inşa çalışmalarının tamamlanma aşamasına gelmesiyle birlikte, bu programın ödeneğinin 2028’de 238,3 milyar liraya, 2029’da ise 239,4 milyar liraya kademeli olarak gerilemesi öngörülüyor.
Ekonomik kazanımların genele yayılması amacıyla vergi sisteminde adalet, öngörülebilirlik ve etkinlik ilkeleri vurgulanıyor. Vergi politikasının yalnızca kamu geliri toplama aracı değil, aynı zamanda gelir dağılımındaki uçurumu kapatan, üretken yatırımları teşvik eden ve yeşil dönüşümü destekleyen bir denge unsuru olarak işletilmesi amaçlanıyor.