Kentsel dönüşüm sürecinde mülk sahiplerinin bilmesi gereken temel kavramlar ve güncel işleyiş:
Uzun yıllar uygulanan “üçte iki (2/3) çoğunluk” şartı yerini salt çoğunluk sistemine bıraktı. Artık binanın yıkımı sonrasında yapılacak yeni yapının projesine, müteahhit seçimine ve sözleşme şartlarına karar verirken tapudaki arsa paylarının yüzde 50’sinden bir fazlasının (%50+1) onayı yeterli kabul ediliyor.
Burada en kritik ayrım, çoğunluğun kişi (daire) sayısına göre değil, tapuda kayıtlı arsa payı oranına göre hesaplanmasıdır. Büyük arsa payına sahip az sayıda malik çoğunluğu sağlayabileceği için tapu kütüğündeki pay dağılımının incelenmesi sürecin ilk adımıdır.
Dönüşümün resmî başlangıcı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı lisanslı kuruluşları aracılığıyla alınan risk tespit raporudur.
Salt çoğunluk sağlandıktan sonra hazırlanan sözleşme ve proje şartları, karara katılmayan veya muhalif kalan maliklere noter veya muhtarlık ilanı yoluyla tebliğ edilir.
Yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak veya dönüşüm sürecindeki konut ihtiyacını karşılamak üzere Bakanlıkça belirlenen alanlardır. Mevzuattaki esneklikler sayesinde yalnızca boş araziler değil, yapılaşmış bölgeler de risk faktörleri göz önüne alınarak rezerv alan statüsüne alınabilmektedir. Bu alanlarda planlama ve uygulama yetkisi doğrudan merkezi idarededir.
Maliyet yükünü hafifletmek adına yürütülen finansal destek modellerinde hibe, kredi ve tahliye/taşınma destekleri paket halinde sunuluyor. Hak sahipleri; anlaşma sağlanan projelerde doğrudan hibe desteğinin yanı sıra uygun faizli/vadeli dönüşüm kredisi ve geçici tahliye kira yardımından aynı anda faydalanabiliyor.