Özellikle insan ilişkileri odaklı gayrimenkul danışmanlığı ya da satış benzeri işlerle uğraşan kişilerin kafa yorması gereken iletişim ve ilişki yönetimi üzerine prensiplerin yer aldığı bu büyük eserin son bölümü ile karşınızdayım. Umarım bu yazı dizisindeki prensipleri okur, içselleştirir ve uygulayarak hayatlarınızda fark edilir değişiklikler tecrübe edersiniz.
“İNSANLARI İNCİTMEDEN YA DA RAHATSIZ ETMEDEN DEĞİŞTİRMENİN YOLLARI” başlıklı son bölümde yazar bize dokuz prensip sıralıyor. Şimdi bu prensiplere kısaca göz atalım.
Bölümün ilk prensibi “KONUŞMAYA İÇTEN BİR ÖVGÜ VE İLTİFATLA BAŞLAYIN.” şeklinde…
İnsan doğasının bir parçası olarak kendimizle ilgili hoş sözler duyduktan sonra, bazı olumsuz sözleri dinlememizin çok daha kolay olduğu bilinmektedir. Yazar, diyaloga, işe, ilişkiye övgü ile başlamayı, dişçinin anestezi yapmasına benzetir.
İkinci prensip “İNSANLARA HATALARINI DOLAYLI YOLLARDAN ANLATARAK GÖSTERİN.”
Kimsenin eleştirilmekten hoşlanmayacağını daha önce söylenmişti. Bir eleştiri yapılacaksa da kullanılan “ama”, “fakat”, “ancak” gibi bağlaçlara dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor yazar. “Ama” kelimesinden sonra gelen ifadeler yüzünden, ondan önceki ifadelerden karşımızdaki kişinin kuşku duyacağını ve bu kelimeyi basitçe “ve” kelimesiyle değiştirerek ifadelerimizi kurabileceğimizi ve bu ufak değişiklik sayesinde eleştirilen kişinin incinme acısının yok edilebileceğini belirtiyor.
Günlük hayatımızda hepimizin tecrübe ettiği bu prensibi şu şekilde açıklıyor Carnegie: Sizi eleştiren kişi önce alçak gönüllülükle kendisinin de kusursuz olmadığını açıklarsa yaptığınız yanlışlıkları işitmek size fazla zor gelmeyecektir.
Önce karşımızdaki kişiye övgü, sonra konu ile ilgili kendimizin de kusursuz olmadığı vurgusu ve ardından “ve” bağlacıyla asıl düşüncelerimiz…