Yeni dönemde aynı kişinin yapabileceği sözleşme sayılarına doğrudan kısıtlama getirildi. Düzenlemeye göre bir kişi artık:
Böylece bir vatandaşın sistemde aynı anda en fazla 2 aktif sözleşmesi olabilecek; birden fazla araç veya birden fazla konut sözleşmesi yapılmasına izin verilmeyecek.
Artan piyasa fiyatları göz önünde bulundurularak kişi ve risk grubu bazındaki azami finansman limitlerinde de artışa gidildi:
Bir kişiye veya risk grubuna ait tüm sözleşmelerin toplam tutarı da en fazla 62 milyon 500 bin TL olabilecek.
Bunun yanı sıra “yüksek tutarlı” sayılan sözleşmelerin tanım aralığı da genişletildi. Taşıtta yüksek tutarlı sözleşme sınırı 2 milyon 509 bin TL’den 5 milyon TL’ye, konutta ise 6 milyon 274 bin TL’den 12 milyon 500 bin TL’ye yükseltildi. Şirketlerin portföylerindeki yüksek tutarlı sözleşme oranının %5’i geçmemesi esas alınırken, 1 Ocak 2025’ten sonra kurulan yeni şirketler için bu orana Haziran 2027’ye kadar %15’lik kademeli bir geçiş esnekliği tanındı.
BDDK’nın Finansal Kurumlar Birliği’ne gönderdiği talimat doğrultusunda, biriken tasarruf fonlarının riskli varlıklarda erimesinin önüne geçilmesi hedeflendi. Şirketler artık toplanan paraları sadece katılım bankalarındaki TL cinsi cari/katılma hesaplarında, Hazine’nin TL cinsi kira sertifikalarında (sukuk) veya düşük riskli (Risk değeri 1 veya 2 olan) katılım esaslı yatırım fonlarında değerlendirebilecek.
Ayrıca fon havuzlarında nemasız bekleyen paranın getirisiz kalmasını önlemek adına, günlük getirisiz bakiyenin bir önceki ay sonundaki fon havuzu büyüklüğünün binde 2’sini geçemeyeceği hükme bağlandı.
Tasarruf finansman şirketleri, organizasyon bedeli olarak katılım tutarının ortalama %7’sini hizmet bedeli olarak alıyor. Sistemde paraya herhangi bir nema veya kâr payı verilmediği için ödenen taksitler anapara olarak kalıyor.