Gayrimenkul piyasasının hareketli olduğu bu dönemde, acil nakit ihtiyacı olan mülk sahiplerini ağa düşürmeye çalışanlara karşı kanun net bir sınır çiziyor: Gabin (Aşırı Yararlanma).
Bir mülkü, sahibinin zor durumundan, tecrübesizliğinden veya anlık düşüncesizliğinden faydalanarak değerinin çok altında bir fiyata kapatmak hukuken bir başarı değil, açıkça bir hak ihlalidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 28. Maddesi, bu tür “fırsatçılık” durumlarında mağdur olan tarafı koruma altına alıyor.
Hukukta bir sözleşmenin gabin nedeniyle sakatlanabilmesi için üç ana unsurun bir arada bulunması gerekir:
Eğer böyle bir durumla karşı karşıyaysanız ya da bir yakınınız mülkünü bu şekilde elinden çıkardıysa, kanun size iki güçlü seçenek sunuyor:
Kritik Süre Sınırı: Gabin davası açabilmek için mağdurun bu durumu öğrendiği (veya zor durumun ortadan kalktığı) tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 5 yıl içinde hukuki yollara başvurması şarttır. Bu süreler geçtikten sonra hak talep etmek zorlaşır.
Piyasa koşullarının getirdiği pazarlıklar elbette doğaldır; ancak bir insanın çaresizliğini kazanç kapısı haline getirmek hukuken sözleşmeyi sakatlar. Gayrimenkul alım-satım işlemlerinde mutlaka profesyonel gayrimenkul danışmanlarından ekspertiz desteği alınmalı ve mülkün gerçek değeri üzerinden işlem yapılmalıdır.