Yıllardır sektörün içindeyim.Binlerce metrekare gördüm.Lüks villalar, eski Rum evleri, oteller, arsalar, fabrikalar…
Çünkü bir insan ev satın alırken sadece dört duvar satın almaz.Kimi huzur arar.Kimi güven.Kimi geçmişinden kaçmak ister.Kimi çocuklarının geleceğine yatırım yapar.Kimi de yıllarca kurduğu hayalin anahtarını almak ister.
Tapuda yazan metrekareler aynı olabilir.Ama insanların hikâyeleri hiçbir zaman aynı değildir.
Bugün sektörde birçok danışman daha fazla ilan peşinde koşuyor.Daha fazla portföy, daha fazla telefon, daha fazla reklam…
Oysa bazen bir müşterinin neden sessiz kaldığını anlamak,bir evin kaç metrekare olduğunu bilmekten daha değerlidir.
İyi bir emlak profesyoneli sadece bina tanımaz.İnsan tanır.Kaygıyı hisseder.Kararsızlığı anlar.Heyecanı okur.
Bir müşteriniz size sadece bütçesini söylemez.Hayatını anlatır.Boşanmasını anlatır.Çocuğunu anlatır.Borçlarını anlatır.Hayallerini anlatır.
Ve bazen insanlar, satın aldıkları evi değil…Kendilerini anlayan danışmanı unutmazlar.