Tiny House’lar, Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre “O2 Sınıfı Tip Onay Belgesi”ne sahip, plakalı ve ruhsatlı birer römork (karavan) olarak tanımlanır. Teorik olarak bu yapılar “taşınır” mal statüsündedir. Ancak işin içine “yerleşik yaşam” girdiğinde durum değişiyor.
Hukukçular ve ilgili kurumlar, bir yapının Tiny House olup olmamasından ziyade “kullanım amacına” bakıyor. Eğer bir Tiny House:
Bu durumda yapı, İmar Kanunu kapsamında artık bir “taşınır” değil, “taşınmaz/yapı” statüsünde değerlendiriliyor. Bu da yapının imar izni olmayan bir tarım arazisinde veya kaçak bir şekilde konumlandırılması durumunda belediyelere yıkım ve para cezası yetkisi veriyor.
Görüntülerde izlediğimiz yıkım işlemlerinin temel sebebi, genellikle Tarım Kanunu’na muhalefet veya imar kirliliğidir. Özellikle tarım arazilerinin korunması amacıyla, bu arazilerin üzerine konulan Tiny House’lar, “tarım dışı kullanım” olarak görülmekte ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem görmektedir.
Mağduriyet yaşamamak adına dikkat edilmesi gereken kritik noktalar şunlardır:
Tiny House’un O2 belgesine sahip olması, onu her türlü müdahaleden koruyan sihirli bir zırh değildir. Kanun önünde “yapı” vasfı kazanan her ünite, imar mevzuatına tabidir.