Nisan 2026 verileri, tablonun vahametini gözler önüne seriyor. Tüketici enflasyonu yıllık bazda %32,37 seviyesindeyken, kira enflasyonunun %51,1’e ulaşması, barınma maliyetlerinin kontrol edilemez bir noktaya geldiğini kanıtlıyor.
Fatih Keresteci: Otorite enflasyonu yenmek istiyorsa bu kiraları indirmek zorunda. Başka bir çıkış hikayesi yok.
Keresteci’ye göre kira; eğitimden sağlığa, restoran zincirlerinden hizmet sektörüne kadar her alanda fiyatlama davranışlarını bozuyor. İşletme maliyetlerini yukarı çeken yüksek kiralar, iğneden ipliğe her üründe “kira zammı” olarak karşımıza çıkıyor.
Kira fiyatlarını aşağı çekmek için sadece faiz artırımlarının yeterli olmayacağını savunan Keresteci, arz odaklı bir çözüm planı sundu:
Orta Doğu’daki savaşın tedarik zincirlerini kırması ve artan küresel belirsizlikler, Türkiye’nin 2026 hedeflerinde revizyona gidilmesine neden oldu:
Barınma krizinin bir diğer yüzü ise sosyal yapıdaki değişim. Keresteci, 18-34 yaş arası gençlerin yüksek maliyetler nedeniyle bağımsız bir hayat kuramadığını ve aile evine geri dönmek zorunda kaldığını belirtti. Türkiye’nin bu noktada Yunanistan benzeri bir tabloya sürüklendiğini söyleyen ekonomist, “Deprem konutları dışında yeni üretim yapılmıyor. Barınma en temel haktır; üretim artırılmadığı sürece bu döngü kırılamaz,” uyarısında bulundu.