Yeminli Mali Müşavir Abdullah Tolu’nun dikkat çektiği yeni dönemde, sadece farkı ödemek yeterli olmuyor; Maliye “ispat” şartı getiriyor.
Vatandaşların tapu değerini sonradan yükseltmek istemesinin altında yatan en büyük neden, 5 yıllık değer artışı kazancı vergisi. Satın aldığı evi 5 yıl dolmadan satmak isteyen bir kişi, aradaki kazanç farkı üzerinden yüksek gelir vergisi ödememek için, geçmişte düşük gösterdiği “alış bedelini” gerçeğe çekmeye çalışıyor. Ayrıca hisseli tapularda diğer hissedarların “şufa” (önalım) hakkını kullanırken düşük bedel üzerinden payı ucuza almasını engellemek de bir diğer motivasyon kaynağı.
Eskiden vergi dairesine başvurup pişmanlık zammı veya cezasıyla birlikte harç farkını ödemek, tapu değerini yükseltmek için yeterli kabul ediliyordu. Ancak Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı son iç genelgelerle kurallar değişti:
Haberin en dikkat çekici noktalarından biri de usul hatası. Birçok vatandaş bu işlem için Tapu Müdürlüklerine gitse de, değer yükseltme işlemleri doğrudan gayrimenkulün bulunduğu yerdeki Vergi Dairesi üzerinden yürütülüyor.
Maliye’nin dijital analiz araçlarıyla değer artış kazançlarını yakın takibe aldığını belirten uzmanlar, sonradan “pabucun pahalıya patlamaması” için en güvenli yolun, satış esnasında gerçek bedeli beyan etmek olduğunu vurguluyor. İspat edilemeyen her değer yükseltme talebi, ağır vergi cezaları ve faiz riskini de beraberinde getiriyor.