Devlet destekli projelerde artık sadece satış odaklı değil, “sosyal kiralık konut” modeli üzerinde duruluyor. Özellikle büyükşehirlerdeki arz sıkıntısını gidermek amacıyla, kamu kurumlarının mülkiyetinde kalacak ve uygun fiyatla kiralanacak konut projeleri, piyasadaki fahiş artışların önüne geçmeyi hedefliyor.
Kentsel dönüşümün hızlanmasıyla birlikte, evini boşaltmak zorunda kalan kiracılar ve ev sahipleri için sağlanan kira yardımları güncelleniyor. Dönüşüm sürecinde piyasadaki kiralık konut talebinin yönetilmesi adına, rezerv alanlarda inşa edilen konutların bir kısmının geçici barınma ihtiyacı için kiralık olarak kullanılması planlanıyor.
Yeni inşaat projelerinde kiralık birimlere ayrılan payın artırılması teşvik ediliyor. İnşaat maliyetlerindeki dalgalanmalara rağmen, konut arzının artırılması orta vadede kira fiyatlarında dengeleyici bir rol oynayacak. Ev sahibi olamayanlar için bu yeni arz, daha fazla seçenek ve pazarlık gücü anlamına geliyor.
Kiralık konut yatırımcılığını özendirmek veya boş tutulan konutları piyasaya kazandırmak amacıyla yeni vergisel düzenlemeler masada. Özellikle uzun süreli kiralama sözleşmelerini tercih eden mülk sahiplerine sağlanacak avantajlar, kiracıların barınma güvenliğini artırırken piyasayı regüle etmeyi amaçlıyor.
Yüksek konut fiyatları nedeniyle vatandaşlar farklı alternatiflere yöneliyor. Şehir merkezlerinde paylaşımlı konut modelleri veya şehir çeperlerinde daha ekonomik olan küçük ev (tiny house) konseptleri, özellikle genç profesyoneller ve yalnız yaşayanlar için kiralık konut piyasasında yeni bir trend oluşturuyor.
Konut piyasasında erişilebilirlik sorunu, hem yasal düzenlemeler hem de yeni finansal modellerle aşılmaya çalışılıyor. Kiracıların ve konut alıcılarının güncel mevzuat takibini yapması, bu “büyük fırsat” döneminde avantajlı konuma geçmelerini sağlayacaktır.