Bölge Adliye Mahkemelerinin temel amacı yargılamayı hızlandırmak olsa da, günümüzde artan iş yükü nedeniyle dosyaların sonuçlanması genellikle bir yılı aşabiliyor. Bu nedenle 8-10 aylık bekleme süreleri maalesef mevcut sistemde “olağan” kabul ediliyor.
Ancak burada kritik bir detay var: Tehir-i İcra (İcranın Geri Bırakılması).
Pek çok ev sahibi, kira artışı veya kira tespit davası açtığında “mevcut kiracılık ilişkisini kabul etmiş” sayılacağını ve bu durumun derdest olan tahliye davasını düşüreceğini endişe eder. Ancak hukuk mantığı burada net bir ayrım yapar:
İstinaf süreci devam ederken, 5. yılını dolduran kiracıya karşı kira tespit davası açılmasında hukuki bir sakınca yoktur. Bölge Adliye Mahkemesi’nin yerel mahkeme kararını bozma ihtimali de göz önüne alındığında, mülk sahiplerinin kira bedelini güncel tutma haklarını kullanmaları stratejik bir önem taşır.