Olay, 1 Haziran 2024’te başlayan bir yıllık kira sözleşmesinin ardından, ev sahibinin Kasım ayında vefat etmesiyle patlak verdi. Mirasçılar, tapu intikal işlemlerini tamamladıktan sonra kiracıya ihtarname göndererek kiraların yeni IBAN numarasına yatırılmasını talep etti. Ancak kiracının bu bildirimleri dikkate almaması ve ödemeleri durdurması, süreci yargıya taşıdı.
Mirasçıların başlattığı icra takibine itiraz eden kiracı, borcu olmadığını savundu. Ancak 10 Haziran 2025 tarihinde gidilen zorunlu arabuluculuk sürecinde hukuki gerçekler gün yüzüne çıktı:
Avukat Gizem Gonce’nin aktardığı bilgilere göre; kiracı, ödemediği 6 aylık kira bedelinin yanı sıra, icra masrafları, harçlar ve vekalet ücretlerini de üstlenmek zorunda kaldı. Toplamda 100 bin TL’ye yakın bir maliyetle karşı karşıya kalan kiracı, ayrıca taşınmazı tahliye etmeyi kabul etti.
Bu olay, mülkiyet el değiştirdiğinde (satış veya miras yoluyla) kiracıların “yeni maliki tanımama” lüksünün olmadığını bir kez daha kanıtladı. Uzmanlar, yeni malikten gelen usulüne uygun ihtarnamelerin mutlaka dikkate alınması ve kira ödemelerinin aksatılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.
Gayrimenkul hukukunda vefat veya satış durumlarında kira sözleşmeleri korunsa da, ödeme kanallarının değişmesi durumunda kiracının yasal sürelere uyması hayati önem taşıyor. Aksi takdirde, sadece kira borcu değil; yargılama giderleri ve tazminatlarla süreç çok daha maliyetli bir hal alabiliyor.