Gayrimenkul sektöründe sıkça duyduğumuz bir cümle vardır: “Acil satılık!” Peki, gerçekten bir mülk acil satılmalı mı? Daha da önemlisi, bu karar size neye mal olur?
Bugün size sektörün içinden, belki de duymaya alışık olmadığınız bir gerçeği tüm çıplaklığıyla anlatacağım.
Bir finansal sıkışıklığa girdiğinizde veya nakit ihtiyacınız doğduğunda, çevrenizden duyacağınız ilk tavsiye genelde şudur: “Evi sat, kurtul.” Ben de size şunu soruyorum: Bunu size kim söyledi?
Gayrimenkul, likit bir varlık değildir. Yani bir hisse senedi veya altın gibi saniyeler içinde gerçek değerinden nakde dönemezsiniz. Gayrimenkulü “acil” kategorisine soktuğunuz an, piyasanın insafına kalmışsınız demektir.
Sektörel tecrübelerim şunu gösteriyor: Bir konutu veya ticari mülkü “acil” koduyla satışa çıkardığınızda, aslında alıcıya şu mesajı veriyorsunuz: “Zordayım, gel ve fiyatı öldür.”
Piyasa Baskısı: Normal şartlarda 3-6 ayda satılacak bir mülkü 1 haftada nakde çevirmeye çalışmak, değerinin çok altında teklifleri kabul etmek zorunda kalmanız demektir.
Fırsat Maliyeti: Aceleyle verilen kararlar, çoğu zaman mülkün gerçek değerinin %30 ile %50 arasında bir kayıpla el değiştirmesine neden olur. Bu bir satış değil, varlık erimesidir.
Eğer bir finansal kriz yaşıyorsanız, elinizdeki en güçlü kaleyi (gayrimenkulünüzü) ilk feda edilecek varlık olarak görmeyin.