Son on yıllık döneme bakıldığında Türkiye genelinde gayrimenkul değerleri rekor seviyede katlandı. Ortalamada ofis fiyatları 19,24 kat artarak az bir farkla zirveye yerleşirken, onu 18,98 kat ile konut ve 18,28 kat ile dükkân takip etti. Pandemi sonrası değişen çalışma kültürüne rağmen ofis yatırımlarının gösterdiği bu performans, piyasada dikkat çeken ilk sürpriz oldu.
Yıllardır emlak piyasasının lokomotifi olan İstanbul, Ankara ve İzmir, değer artış hızı bakımından bu kez ilk 5’e giremedi. Özellikle İstanbul, her üç kategoride de (konut, dükkân, ofis) en düşük fiyat artış oranlarından birini kaydederek yatırımcısına en az kazandıran büyükşehir oldu. Uzmanlar bu durumu, metropollerin artık fiyat doygunluğuna ulaşması ve yatırımcıların “alternatif rota” arayışına girmesiyle açıklıyor.
Veriler, gayrimenkul rotasının Trakya, Ege ve Güney Batı Anadolu sahillerine kaydığını net bir şekilde gösteriyor. İstanbul gibi yaşamın zorlaştığı ve fiyatların tavan yaptığı şehirlerden kaçış; Edirne, Aydın, Muğla ve Balıkesir gibi illerin prim yapmasını sağlıyor.
Eğer gayrimenkulde “kira getirisi kadar değer artışı da önemli” diyorsanız, rotanızı doygunluğa ulaşmış metropoller yerine, gelişim potansiyeli yüksek ve alternatif rotalara çevirmenizde fayda var.