Nominal değerlerde (rakamsal olarak) yaşanan yüzde 28,3’lük artışa rağmen, enflasyon etkisinden arındırıldığında konut fiyatlarının reel olarak yüzde 2,1 oranında gerilediği görülüyor. Bu durum, konutun bir yatırım aracı olarak enflasyona karşı nefes tazelediği bir döneme işaret ediyor.
Güncel verilere göre Türkiye genelinde konut piyasasına dair temel göstergeler şu şekilde şekillendi:
Fiyat artışları illere göre farklılık gösterirken, bazı bölgeler Türkiye ortalamasının oldukça üzerine çıktı. Elazığ yüzde 37,1 ve Diyarbakır yüzde 35,2’lik yıllık artış oranlarıyla dikkat çeken şehirler arasında yer aldı.
Satılık konut fiyatlarındaki reel gerilemeye rağmen, kira cephesinde tablo oldukça farklı. Türkiye genelinde kira artış oranları yüzde 37 seviyelerine ulaşmış durumda. Özellikle Avrupa Birliği ortalamasının (yüzde 3,2) çok üzerinde seyreden bu artış, büyük şehirlerdeki barınma maliyeti üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.
Piyasadaki bir diğer önemli gelişme ise satış yöntemlerinde yaşandı. TÜİK verilerine göre, şubat ayında ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,3 oranında artarak finansman destekli alımların yeniden ivme kazandığını gösterdi.