İşte gayrimenkul profesyonellerini ve mülk sahiplerini yakından ilgilendiren hukuki detaylar:
Eğer emlak danışmanı; mülkü sergilemiş, alıcıyı bulmuş, tarafları fiyat ve şartlarda anlaştırmış ve satış sözleşmesi imzalanmışsa üzerine düşen borcu yerine getirmiş sayılır. Bu aşamadan sonra alıcı veya satıcının haklı bir sebep olmaksızın satıştan vazgeçmesi durumunda:
Satışın iptali, emlak danışmanının ihmali veya yanlış bilgilendirmesi (örneğin mülkün imar durumu, borç bilgisi veya fiziksel kusurlarının gizlenmesi) nedeniyle gerçekleşmişse:
Satışın iptali tarafların elinde olmayan nedenlerle (alıcının kredisinin onaylanmaması, beklenmedik bir yasal engel vb.) gerçekleşirse, durum mahkemelerce “hizmetin tam ifa edilememesi” olarak yorumlanabilir. Ancak, sözleşmeye “kredi çıkmaması durumunda sözleşme feshedilir” gibi özel bir madde eklenmemişse, danışman yaptığı masraflar ve emeği karşılığında makul bir ücret (tenkis edilmiş bedel) talep edebilir.
2026 yılında da geçerliliğini koruyan en kritik kural şudur: Taşınmaz simsarlığı sözleşmesi yazılı yapılmadıkça geçersizdir. * Eğer taraflar arasında imzalı bir “Yetkilendirme Sözleşmesi” veya “Satışa Aracılık Sözleşmesi” yoksa, satış iptal edildiğinde emlakçının komisyon alması hukuken oldukça zordur.
Sözlü anlaşmalar ispat yükümlülüğü nedeniyle yargı aşamasında genellikle danışman aleyhine sonuçlanır.
Satışın iptalinde emlakçının komisyon alabilmesi için yazılı bir sözleşmenin olması ve iptalin tarafların keyfi kararıyla (haksız vazgeçme) gerçekleşmiş olması gerekir. Danışman emeğini ispatladığı sürece, tapu devri olmasa dahi yasal yollarla hakkını arayabilir.