Betonun zamanla yapı bütünlüğünü yitirmesi, sadece Birleşik Krallık’ta yıllık 40 milyar sterlinlik devasa bir onarım bütçesi gerektiriyor. Profesör Kevin Paine liderliğinde geliştirilen bu teknoloji, altyapı maliyetlerini minimize ederken, betonun ömrünü uzatarak karbon salınımını da ciddi oranda düşürmeyi hedefliyor.
Sıradan bir beton gibi görünen bu yapının içinde, aşırı koşullara dayanıklı Bacillus cinsi bakteriler gizli. İşte sistemin işleyişi:
“Canlı beton” projesi, Galler’deki bir otoyol projesinde gerçek dünya şartlarında test edildi. Deneylerde:
2050 yılına kadar iki katına çıkması beklenen çimento kaynaklı CO2 emisyonlarını frenleyecek olan bu buluş; köprüler, barajlar ve tüneller gibi kritik yapıların dış müdahaleye gerek kalmadan “kendi kendini tedavi etmesini” sağlayacak.
İnşaat sektöründe sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk. Bakteriyel beton, hem çevreyi koruması hem de işletme maliyetlerini düşürmesiyle gayrimenkul geliştirme süreçlerinde yeni bir standart haline gelebilir.