Yüksek faiz oranları ve kredi erişimindeki kısıtlamalar, konut satış piyasasını baskılamaya devam ediyor. Şubat verileri, konut fiyatlarının nominal olarak (rakamsal) artsa da, yıllık enflasyonla kıyaslandığında reel olarak gerilediğini gösteriyor.
Satılık tarafındaki bu “soğuma”, kiralık tarafına henüz yansımış değil. Aksine, konut sahibi olamayan kitlenin zorunlu olarak kiralık konuta yönelmesi, talebi diri tutuyor.
Ekonomistler, satılık ve kiralık fiyatları arasındaki bu ters korelasyonun sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Konut fiyatlarının yerinde sayması ancak kiraların artması, amortisman sürelerini (geri dönüş süresi) kısaltarak konutu tekrar cazip bir yatırım haline getirebilir. Ancak bunun için kredi faizlerinde bir gevşeme olması şart.
Türkiye konut piyasası bir geçiş döneminde. Fiyatların köpüğü sönse de, barınma maliyeti olan kiralar vatandaşın bütçesini zorlamaya devam edecek gibi görünüyor.