Burdur’un Bucak ilçesinde gayrimenkul sahibi Yakup İnal, 4 yıl önce dükkanını lokanta ve dönerci olarak işletilmek üzere kiraya verdi. Ancak binanın yönetim kurulunun, bacadan kaynaklanabilecek yangın riskine karşı işletmenin faaliyetine son verilmesi yönündeki kararı üzerine tahliye süreci başladı. Anahtarı teslim alıp içeri giren İnal, hayatının şokunu yaşadı.
Tahliye edilen dükkanın kapısını açtığında her yerin tahrip edildiğini ve iş yerinin adeta bir harabeye dönüştüğünü gören İnal, duygularını şu sözlerle ifade etti:
“Dükkanın içerisinde berbat bir durum var. Halkın sağlığına bu şekilde zarar verilmiş. Bir gıda işletmeciliğinin bu şartlarda yapılmış olması inanılır gibi değil. Gördüğümüz manzara karşısında resmen yıkıldık.”
Mülk sahibi Yakup İnal, dükkanın içler acısı halini gördükten sonra kiracısına ulaşarak dükkanın eski haline getirilmesini talep etti. Ancak kiracının, “Ben yaptıramam” yanıtını vermesi üzerine İnal, hakkını hukuki yollardan arama kararı aldı. Avukatı aracılığıyla şikayetçi olan mülk sahibi, dükkandaki maddi zararın tazmin edilmesi için dava sürecini başlattı.
Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin yaşanmaması için tahliye esnasında mutlaka bir “Durum Tespit Tutanağı” tutulması ve mümkünse anahtar tesliminin bir avukat veya noter huzurunda yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
Burdur’da yaşanan bu olay, mülk yönetimi ve kiracı seçiminin gayrimenkul yatırımındaki önemini bir kez daha gözler önüne serdi.