Milyonlarca mülk sahibini ve kiracıyı yakından ilgilendiren bu kararda yüksek mahkeme; kira sözleşmesi yapıldıktan kısa bir süre (örneğin bir gün) sonra imzalanan tahliye taahhütnamelerinin hukuken geçerli olduğuna hükmetti.
İşte gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemi başlatan o kararın detayları ve dikkat edilmesi gerekenler:
Dava konusu olayda bir ev sahibi, kira sözleşmesini imzaladıktan bir gün sonra kiracısından tahliye taahhütnamesi aldı. Taahhüt edilen tarih geldiğinde kiracı evi boşaltmayınca konu yargıya taşındı. Kiracı, belgenin kira sözleşmesiyle aynı anda önüne konulduğunu ve “baskı altında” imzaladığını savunarak davanın reddini talep etti.
Yerel mahkeme, kira sözleşmesi ve taahhütname arasındaki sadece bir günlük farkın “hayatın olağan akışına aykırı” olduğunu belirterek kiracıyı haklı buldu. Ancak dosya Yargıtay’ın önüne gittiğinde ibre tersine döndü.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak şu kritik tespitlerde bulundu:
Bu karar, özellikle tahliye taahhütnamelerinin ne zaman imzalanması gerektiği konusundaki tartışmalara son noktayı koyuyor. Emlak profesyonelleri ve mülk sahipleri için bu kararın anlamı şudur:
Bu emsal karar, kira uyuşmazlıklarında “baskı” iddiasının sadece bir savunma stratejisi olarak kullanılmasının önüne geçerken, yazılı belgenin ispat gücünü bir kez daha tescillemiş oldu.