Orta Doğu’da yaşanan gerilimler, küresel piyasalarda paranın rotasını dolara çevirirken, Türkiye’de gayrimenkul sektörü bu durumdan maliyetler üzerinden etkileniyor. Uzmanlar, savaşın doğrudan değil; enerji, lojistik ve inşaat malzemeleri (demir-çelik vb.) üzerindeki maliyet baskısıyla piyasayı zorladığına dikkat çekiyor. Ayrıca bu belirsizlik ortamı, Merkez Bankası’nın faiz indirim süreçlerini ötelemesine neden olarak konut kredilerine erişimi kısıtlamaya devam ediyor.
İnşaat dünyasının önde gelen isimleri, maliyetler ve arz eksikliği nedeniyle konut fiyatlarında büyük bir gerileme öngörmüyor. Mevcut tabloya göre:
Maliyet Baskısı: Arsa maliyetleri, işçilik ve döviz kuruna bağlı malzeme fiyatları fiyatların alt sınırını belirliyor.
Arz Sıkıntısı: Yeni konut üretiminin yavaşlaması, özellikle nitelikli projelerde fiyatların güçlü kalmasını sağlıyor.
Ertelenmiş Talep: Finansman zorluğu nedeniyle talep yok olmuyor, sadece erteleniyor. Krediye erişim kolaylaştığında bu talebin fiyatları yukarı yönlü tetikleyebileceği öngörülüyor.
Piyasadaki durgunluğu fırsata çevirmek isteyenler için uzmanların sunduğu yol haritası şu şekilde:
Oturum Amaçlı Alımlar: Uzmanlara göre, barınma ihtiyacı için konut almak isteyenler için her zaman “en doğru zaman bugün.” Uzun vadede konutun enflasyona karşı koruyucu gücü devam ediyor.
Seçici Olun: Yatırım yaparken lokasyon, metrekare verimliliği ve doğru kiracı profili her zamankinden daha önemli.