İlk adım dijital ve resmi verilerden geçer. İlgili belediyenin imar müdürlüğünden binanın ruhsatını, iskan belgesini ve onaylı projesini incelemelisiniz. Binaya sonradan kaçak kat çıkılıp çıkılmadığı veya projeye aykırı bir tadilat yapılıp yapılmadığı bu belgelerle ortaya çıkar.
Bir binanın sağlığı ayaklarından belli olur. Bodrum kata indiğinizde ağır bir rutubet kokusu alıyorsanız veya kolonlardaki demirlerin paslandığını (korozyon) görüyorsanız, bu durum binanın taşıyıcı sisteminin zayıflamış olabileceğine işarettir. Su yalıtımı olmayan binalar, deprem anında en riskli yapı grubuna girer.
En tehlikeli durumlardan biri, zemin katlarda dükkan alanı açmak için kolonların kesilmesidir. Eğer binanın alt katında geniş boşluklar yaratılmışsa veya taşıyıcı sistemde gözle görülür büyük çatlaklar varsa mutlaka uzman görüşü alınmalıdır.
Gözle muayene bir yere kadar yardımcı olur. Kesin sonuç için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onaylı kuruluşlara başvurarak Karot Testi (beton örneği alımı) ve Demir Röntgeni yaptırılmalıdır. Bu testler, betonun kalitesini ve içindeki demirin miktarını bilimsel verilerle ortaya koyar.
Bina ne kadar sağlam olursa olsun, üzerinde durduğu zemin zayıfsa risk devam eder. Bölgenin zemin yapısının (sıvılaşma riski vb.) incelendiği güncel zemin etüt raporlarını sorgulayın.