İşte bu ilginç gelişmenin detayları ve gayrimenkul dünyasında ses getiren o kriterler:
İstanbul’da bir ev sahibinin kiralık dairesi için belirlediği şartlar, alışılagelmiş "memur kefil" veya "depozito" kriterlerinin çok ötesine geçti. Kiracı adaylarından sadece düzenli bir gelir değil, neredeyse yaşam tarzlarına dair tam bir taahhütname isteniyor. Sosyal medyada hızla yayılan görselde yer alan maddeler, hukukçular ve gayrimenkul danışmanları tarafından "sözleşme özgürlüğünün sınırlarını zorlayan" talepler olarak nitelendirildi.
Ziyaretçi Kısıtlaması: Eve gelecek misafirlerin sayısı, kalış süresi ve hatta kimler olabileceğine dair katı kurallar.
Detaylı Özgeçmiş Talebi: Sadece meslek bilgisi değil, adeta bir iş görüşmesindeymişçesine kiracı adayının geçmişine dair derinlemesine sorgulamalar.
Tahliye Taahhütnamesi Zorunluluğu: Sözleşme imzalanırken tarih belirlenmemiş tahliye taahhütnamesinin peşin olarak istenmesi (ki bu durum hukuken sıkça tartışılan bir konu).
Ev İçi Kullanım Kuralları: Duvarlara çivi çakılmasından, evde hangi saatlerde gürültü yapılabileceğine (yasal sınırların ötesinde) kadar uzanan bir dizi yasak.
Gayrimenkul uzmanları, kiralık konut sayısının az olması nedeniyle ev sahiplerinin kendilerini "seçici" olma noktasında haklı gördüğünü ancak bu tarz maddelerin hukuki geçerliliğinin tartışmalı olduğunu belirtiyor. Türk Borçlar Kanunu’na aykırı veya kişilik haklarını zedeleyen maddelerin, sözleşmede yer alsa dahi mahkeme aşamasında "geçersiz" sayılabileceği vurgulanıyor.
Barınma krizinin derinleştiği bu dönemde, uygun bir ev bulmakta zorlanan kiracılar, maalesef bu tür ağır şartları kabul etmek zorunda kalabiliyor. Ancak sosyal medyadaki tepkiler, bu tür "sözleşme" adı altındaki dayatmaların etik sınırları aştığı yönünde birleşiyor.