Yeni yönetmelikle birlikte, uygulamada tereddüt yaratan birçok madde temizlendi. Düzenlemenin en dikkat çeken yönü, Orman Bilgi Sistemi (ORBİS) ve uydu tabanlı konum belirleme sistemi olan GNSS gibi modern teknolojilerin mevzuata dahil edilmesi oldu. Artık orman kadastro işlemleri, uydu verileri ve hava fotoğrafları üzerinden daha şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütülecek.
Danıştay’ın iptal kararları sonrası merakla beklenen "yerleşim alanlarının orman sınırı dışına çıkarılması" konusu da netlik kazandı. Bir alanın 2/B kapsamına alınabilmesi için şu üç şartın aynı anda sağlanması gerekecek:
İmar Kanunu kapsamında birden fazla yapıyı içeren bir yerleşim yeri olması.
Yeni düzenleme, koruma alanlarının kapsamını genişletti. Bundan böyle; mesire yerleri, orman parkları, tohum bahçeleri ve mutlak koruma havzaları gibi kritik noktalar kesinlikle 2/B uygulamasına konu edilemeyecek. Ayrıca, insan eliyle oluşturulan her ağaçlandırma sahası otomatik olarak "orman" sayılmayacak; alanın orman ekosistemi karakteri kazanıp kazanmadığına bakılacak.