Vefat sonrasında taşınmaz doğrudan elbirliği mülkiyeti (tereke ortaklığı) statüsüne geçer. Bu aşamada hiçbir mirasçı kendi payını tek başına üçüncü bir kişiye satamaz; tüm kararların oy birliğiyle alınması gerekir.
Miras kalan taşınmazlarda pay devri sadece aile içinde (mirasçılar arasında) yapılacaksa mevzuat süreci pratikleştiren kolaylıklar sunar:
Kendi hissenizi mirasçı olmayan üçüncü bir şahsa satmanız yasal olarak mümkündür. Tapu senedi üzerinde pay ve payda oranınız (örneğin 1/4, 3/16) açıkça belirtilir ve devir yalnızca bu pay üzerinden gerçekleşir. Ancak bu işlemde en önemli hukuki engel kanuni önalım (şufa) hakkıdır.
Türk Medeni Kanunu m. 732: Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki hissesini üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaşlar söz konusu payı öncelikle satın alma hakkına sahiptir.
Yapılan mevzuat güncellemeleri, taşınmaz alan üçüncü kişilerin uzun süre dava tehdidi altında kalmasını önlemek amacıyla süreleri netleştirmiştir:
Satış sonrasında diğer hissedarlara noter marifetiyle bildirim yapılmazsa, paydaşlar satışı öğrendikleri tarihe bakılmaksızın satış tarihinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde önalım davası açarak tapunun kendilerine devredilmesini talep edebilir.