Emlak ve tapu uzmanlarının sıklıkla dikkat çektiği bu yöntem, taşınmazın mülkiyeti el değiştirse bile ebeveynlerin ömür boyu o evde oturma veya evin gelirini alma hakkını yasal garantiye alıyor.
Türk Medeni Kanunu’nun 794. maddesinde düzenlenen intifa hakkı; bir taşınmazın mülkiyetini başkasına bırakırken, o maldan tam olarak yararlanma (kullanma ve semerelerinden faydalanma) hakkını kendi üzerinde tutma imkânı sağlar.
Bu işlem yapıldığında tapuda malik değişir; ancak taşınmazda oturmaya devam eden ya da kiraya verip kira gelirini alan kişi intifa hakkı sahibi olur.
Uygulamada en sık tercih edilen yöntem; ebeveynin evin kuru (çıplak) mülkiyetini çocuğuna devretmesi, tapuda kendi adına ise intifa hakkı tescil ettirmesidir.
İntifa hakkı yalnızca sağlığında devir yapan ebeveynleri değil, vefat sonrasında eşleri de korur. Miras bırakan vefat ettiğinde, sağ kalan eş miras payına mahsuben aile konutu üzerinde intifa hakkı (veya mülkiyet) talep edebilir. Bu sayede diğer mirasçılar evi satmak veya eşi evden çıkarmak istese dahi sağ kalan eş yaşamına aynı konutta güvenle devam edebilir.
Taşınmazlarda intifa hakkının üçüncü kişilere ve malike karşı ileri sürülebilmesi için resmî senet düzenlenerek Tapu Müdürlüğü nezdinde tapu kütüğüne tescil edilmesi şarttır.
Aile içinde yapılan sözlü anlaşmalar, noter dışı protokoller veya “bize bir şey olmaz” anlayışı hukuken koruma sağlamaz. Tapu kütüğüne tescil edilmemiş bir intifa hakkı yasal olarak hüküm doğurmaz. Gayrimenkulünü çocuklarına devretmeyi düşünen tüm mülk sahiplerinin, işlem sırasında tapuda intifa hakkı şerhini mutlaka işletmesi hayati önem taşır.