Konuya ilişkin görülen davada yerel mahkeme, kiracının dilekçesinde kullandığı hukuki terimlerin nitelendirmesine takılarak talebi reddetmişti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hâkimin hukuku re’sen uygulamakla yükümlü olduğunu hatırlattı.
Kararda, kiracının dava dilekçesindeki hukuki gerekçelendirme ne olursa olsun; yasal artış oranlarının (TÜFE veya dönemsel uygulanan yasal tavan sınırları) üzerinde haksız ve baskı altında yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği açıkça vurgulandı.
Yargıtay’ın bu içtihadı doğrultusunda kiracıların izleyebileceği yasal yol haritası:
Bu karar, özellikle son yıllarda “ya kirayı iki katına çıkar ya da evi boşalt” baskısıyla karşılaşıp çaresizce fahiş zamları kabul eden kiracılar için güçlü bir hukuki güvence oluşturuyor. Hukukçular, fahiş kira ödeyen kiracıların sözleşmelerini ve ödeme dekontlarını saklayarak yasal haklarını arayabileceklerinin altını çiziyor.