Gayrimenkul sektöründe güvenli alım-satım ortamı oluşturmak amacıyla hayata geçirilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), resmi ilan platformlarında yetkisiz paylaşımların önüne geçilmesinde önemli rol oynuyor. Ancak sistemin getirdiği sıkı denetimler, kötü niyetli kişileri denetimin daha zayıf olduğu sosyal medya platformlarına ve mesajlaşma gruplarına yöneltti.
Yetkili emlak danışmanları yalnızca Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi ve ilan numaralarıyla yasal paylaşımlar yapabilirken; denetim açığından faydalanan sahte hesaplar ve yetkisiz aracılar, sosyal mecralar üzerinden gerçek dışı ilanlarla vatandaşları hedef alıyor. Özellikle eski kimlik beyanları veya kooperatif hissesi gibi istisnaları suistimal eden dolandırıcılar, mülk sahiplerinin haberi olmadan gayrimenkulleri pazarlamaya çalışıyor.
Dolandırıcıların en sık başvurduğu yöntemin başında “piyasa değerinin çok altında (kelepir) fiyat” cazibesi geliyor. İkna kabiliyeti yüksek kişiler tarafından açılan bu sahte ilanlarla, alıcılardan “ilanı kaldırma” ya da “öncelik hakkı” bahanesiyle hızla kaparo talep ediliyor.
Uzmanlar, piyasa ortalamasının belirgin şekilde altında kalan mülklerin yüksek risk taşıdığını vurgulayarak şu temel adımların atılmasını öneriyor:
Gayrimenkul uzmanları, tapu tescil işlemleri veya ön satış sözleşmeleri imzalanmadan önce belgedeki tüm mülk sahibi bilgilerinin karşınızdaki şahsın kimlik bilgileriyle birebir örtüştüğünden emin olunması gerektiğini hatırlatıyor. Sahte vekaletnameler veya yetki belgelerine kanarak atılan imzaların telafisi güç mağduriyetlere yol açabileceği belirtiliyor.