Sistemdeki spekülatif işlemleri engellemek ve bireysel kullanıcıların finansmana erişimini daha adil hale getirmek amacıyla yürürlüğe girmesi beklenen “tek hak” kuralı, katılımcıların aktif sözleşme sayılarını doğrudan kısıtlıyor. Planlanan kısıtlamalar şu şekilde sıralanıyor:
Nitelikli finansman kullanımının önüne geçmek ve risk dengesini sağlamak adına tavan limitler de yeniden belirleniyor. İddia edilen düzenlemeye göre tavan rakamlar şu sınırları aşamayacak:
Faizsiz modelle çalışan sistemde, talep edilen toplam tutarın %7’si oranında bir hizmet bedeli alınıyor. Devlete ödenen tapu harcı, ipotek veya noter masrafları dışında ekstra bir ücret talep edilmiyor. Finansmanın hak edilebilmesi için belirlenen ana kural ise toplam tutarın %45’lik kısmının biriktirilmesi. Bu tutar ilk 6 ay içerisinde peşin veya taksitle tamamlandığında, kalan %55’lik finansman 6. ayın sonunda teslim ediliyor. Ödeme gücüne göre bu %45’lik birikim süreci 24 veya 36 aya kadar esnetilebiliyor.
Sisteme peşinat vermeden, uzun vadeli taksitlerle girilmesi yüksek enflasyon ortamında bazı riskleri beraberinde getiriyor. Paranın zaman içerisinde değer kaybetmesi ve hedeflenen araç veya gayrimenkulün fiyatının yükselmesi, uzun vadeli katılımcıları olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, %45’lik birikim şartının ilk 6 ayda tamamlanmasını en makul seçenek olarak nitelendiriyor.
Ayrıca katılım bankalarında biriken birikimlere aylık ortalama %2,5 kâr payı verilirken, tasarruf finansman şirketlerinde teslimat gününe kadar biriken anaparaya herhangi bir kâr payı işletilmiyor ve biriken tutar sabit kalıyor.