Türkiye’de uzun yıllardır konut üretimi konuşuluyor. Ancak son birkaç yıldır vatandaşın en büyük sorunu ev sahibi olmak değil, kiracı olarak yaşayabilmek haline geldi.
İstanbul’da açıklanan ve TOKİ tarafından hayata geçirilmesi planlanan 15 bin kiralık sosyal konut modeli, bu nedenle sıradan bir proje değil; konut politikalarında önemli bir paradigma değişiminin işareti olarak görülmeli. Projeye göre dar gelirli vatandaşlar, piyasa koşullarının altında kira bedelleriyle bu konutlardan belirli sürelerle faydalanabilecek.
Türkiye’de bugüne kadar sosyal konut projelerinin temel amacı vatandaşları ev sahibi yapmaktı. Ancak özellikle İstanbul gibi mega kentlerde artık herkesin kısa vadede ev sahibi olması mümkün görünmüyor.
İşte tam bu noktada devlet ilk kez kiralık konut piyasasına doğrudan oyuncu olarak giriyor.
Bu yaklaşım, Avrupa’nın birçok ülkesinde uzun yıllardır uygulanan “kamusal kiralık konut” modeline benziyor. Devlet yalnızca ev üretmiyor; aynı zamanda kiralık piyasasında denge unsuru olmayı hedefliyor.
Bu açıdan bakıldığında proje, sadece bir inşaat yatırımı değil; aynı zamanda sosyal devlet anlayışının konut alanındaki yeni uygulaması olarak değerlendirilebilir.
Bugün İstanbul’da kiralık konut talebi yüz binlerle ifade ediliyor. Ortalama kira bedelleri de Türkiye’nin açık ara en yüksek seviyesinde bulunuyor.
Projeden dar gelirli vatandaşların belirlenen kriterler doğrultusunda yararlanması planlanıyor. Konutlar belirli sürelerle kiraya verilecek ve yönetimi de kamu tarafından yürütülecek. (TOKİ)