Özellikle büyükşehirlerde kiralık ev bulmanın imkansızlaştığı bu dönemde, barınma krizinin ortasında kalan kiracılar çaresiz bir şekilde önlerine konulan tahliye taahhütnamelerine imza atmak zorunda kalıyor. Ev sahiplerinin ise ilerleyen süreçte evi daha yüksek bedelle başkasına kiralayabilmek ya da kiracıyı çıkarabilmek amacıyla bu belgeyi bir koz olarak kullandığı belirtiliyor.
Gayrimenkul hukuku uzmanları, tahliye taahhütnamesinin geçerliliği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor. Belgenin hukuken bağlayıcı olabilmesi için belirli şartları taşıması gerekiyor:
Buna rağmen, uygulamada ev sahiplerinin kiralama aşamasında belgeyi tarihsiz veya sözleşmeden bir ay sonraki tarihi attırarak aldırması, piyasadaki güven ortamını tamamen zedeliyor. Emlak sektörü temsilcileri, rutin bir dayatmaya dönen bu durumun piyasada ciddi bir istikrarsızlığa yol açtığını vurguluyor.
Tahliye davalarının icra daireleri ve sulh hukuk mahkemelerinde büyük bir yoğunluk oluşturması üzerine uzmanlar çözüm için harekete geçilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Hem çaresiz kalan kiracıları hem de hakkını dürüstçe arayan mülk sahiplerini korumak adına; tahliye taahhütnameleri üzerindeki denetimlerin artırılması, usulsüz uygulamalara karşı cezai mekanizmaların devreye sokulması ve sürecin yasal güvence altına alınması talep ediliyor.