Gayrimenkul piyasasında son dönemde en çok tartışılan konulardan biri olan tahliye taahhütnameleriyle ilgili emsal niteliğinde bir yargı kararı çıktı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin Resmî Gazete’de yayımlanan kararına göre; ev sahibi ile kiracı arasında önceden düzenlenmiş geçerli bir tahliye taahhütnamesi bulunsa dahi, tarafların daha sonra yeni bir kira sözleşmesi imzalamaları halinde eski taahhütname geçerliliğini yitiriyor.
Karara konu olan olayda; mülk sahibi, kiracının verdiği yazılı tahliye taahhütnamesine dayanarak icra takibi başlattı. Yerel mahkeme, taahhützamedeki imzanın kiracıya ait olmasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Ancak Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay; taahhütname tarihinden sonra taraflar arasında yeni bir kira kontratı yapıldığını ve bu durumun kira ilişkisini yenilediğini belirterek yerel mahkemenin kararını bozdu.
Bu karar, mülk sahipleri ve kiracılar arasındaki dengeleri doğrudan etkileyecek nitelikte:
Mülkünü kiraya veren ev sahiplerinin, kira bedelini güncellerken veya kira dönemini uzatırken sadece kira kontratını yenilemekle yetinmemesi gerekiyor.
Kira sözleşmesini yenilerken veya yeni şartlar üzerinde anlaşıp yeni bir kontrat imzalarken, mülk sahiplerinin tahliye taahhütnamesini de güncel tarihle yeniden düzenlemesi ve imzalatması büyük önem taşıyor. Aksi takdirde eldeki eski taahhütname hukuken geçersiz kalacaktır.
Yargıtay içtihatları ve Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 352/1) çerçevesinde bir tahliye taahhüdünün hukuken geçerli sayılabilmesi için şu koşulları taşıması gerekmektedir: