Olay, 2021 yılında Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde başladı. Bir mülk sahibi, dairesini 1.500 TL bedelle kiraya verdikten bir ay sonra kiracısından imzalı bir boş evrak aldı. Bir yıl sonra bu evrakı "Tahliye Taahhütnamesi" olarak işleme koyan ev sahibi, kiracının çıkmasını talep etti. Kiracı ise imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek icra takibine itiraz etti.
Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada yapılan bilirkişi incelemesi, imzanın kiracıya ait olduğunu tescilledi. Mahkeme, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına dayanarak; belgenin boş olarak verilmiş olmasının tahliyeye engel teşkil etmediğine ve kiracının evi boşaltması gerektiğine hükmetti.
Kiracının kararı üst mahkemeye taşıması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı inceledi. 2 Ocak 2026 tarihinde açıklanan kesin kararda şu ifadelere yer verildi:
Belgeye Güven İlkesi: Boş bir belgeyi imzalayan kişi, o belgenin ne şekilde doldurulacağını peşinen kabul etmiş sayılır.
İmza Sahibi Sorumludur: İmza atan kişi, bu imzanın hukuki sonuçlarına katlanmak zorundadır.
Sonradan Doldurma İddiası Geçersiz: Tahliye taahhüdünün sonradan doldurulduğu iddiası, imza sahibi tarafından kanıtlanmadığı sürece dinlenemez.
Bu karar, özellikle emlak piyasasında kiracılara "boş kağıda imza atmama" konusunda ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Hukuk sistemimiz, atılan imzanın irade beyanı olduğunu vurgulayarak mülk sahiplerinin elini güçlendiren bir duruş sergiliyor.
Gayrimenkul hukuku uzmanları, kiracıların tahliye taahhütnamesi imzalarken şu hususlara dikkat etmesini öneriyor: