Geçmiş yıllarla kıyaslandığında; 2008 yılında %3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içindeki dalgalı seyrini sürdürerek 2025 yılında %2,87 olarak kayıtlara geçti. Göç eden nüfusun cinsiyet dağılımına bakıldığında ise hareketliliğin %52,5’ini kadınların, %47,5’ini ise erkeklerin oluşturduğu görüldü.
Türkiye’deki iller arası göçün yönü incelendiğinde, nüfusu en yoğun olan büyükşehirlerin hem en çok göç alan hem de en çok göç veren yerler olması dikkat çekti.
Dikkat Çeken Detay: İstanbul, 329 bin 912 kişi ile en çok göç alan şehir olurken; aynı zamanda 371 bin 258 kişi ile en çok göç veren il unvanını da taşıyor. Bu veriler, megakentin ciddi bir nüfus sirkülasyonu içinde olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Öte yandan, Türkiye’de en az göç hareketliliğinin yaşandığı şehirler ise sırasıyla Ardahan, Bayburt ve Tunceli oldu. En az göç alan il 4 bin 914 kişi ile Ardahan olurken, en az göç veren il de yine 5 bin 916 kişi ile yine Ardahan olarak kaydedildi.
2025 yılında gerçekleşen milyonlarca göçün arkasındaki ana motivasyonlar incelendiğinde, sosyal ve ekonomik dinamikler ön plana çıkıyor.
Göç etme nedenleri kadınlar ve erkekler arasında belirgin farklılıklar gösteriyor:
2025 yılında en yoğun göç hareketliliği, 480 bin 185 kişi ile 20-24 yaş grubunda yaşandı. Geleceğini inşa etme aşamasında olan bu genç nüfusun %58,5’ini kadınlar, %41,5’ini ise erkekler oluşturdu.
20-24 yaş grubundaki göç hareketliliğinin arkasındaki en büyük etkenler şu şekilde sıralandı: