Peki, emlak danışmanı komisyon alacağı hangi durumlarda mahkeme veya icra yoluyla tahsil edilebilir? Yargıtay’ın emsal kararları ve Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik çerçevesinde, hak kaybı yaşamak istemeyen profesyoneller için hukuki yolları mercek altına aldık.
Sektörde en sık karşılaşılan senaryo, emlak danışmanının portföyü göstermesinin ardından alıcı ve satıcının gizlice anlaşarak tapuda işlemi tamamlamasıdır.
Alım-satım veya kiralama sözleşmesi imzalandıktan sonra taraflardan birinin keyfi olarak işlemden vazgeçmesi, danışmanın emeğini ortadan kaldırmaz.
“Ben değil, kuzenim/ortağım satın aldı” bahanesi de mahkemelerden dönen popüler yöntemlerden biridir.
2026 yılı itibarıyla yasal sınır, gayrimenkul satışlarında satış bedelinin en fazla %2’si (+KDV) olup bu oran aksi kararlaştırılmadıkça alıcı ve satıcı arasında yarı yarıya paylaştırılır. Kiralamalarda ise tavan sınır bir aylık kira bedeli (+KDV) şeklindedir.
Emlak danışmanının hakkını mahkemede arayabilmesi ve davayı kazanabilmesi için Türk Borçlar Kanunu Madde 520 (Simsarlık Sözleşmesi) uyarınca en temel şart yazılı sözleşmedir.
Mahkeme veya icra müdürlüklerine başvururken danışmanın elini güçlendiren belgeler şunlardır:
Emlak danışmanları, komisyon alacakları için öncelikle borçlu aleyhine İcra Takibi başlatabilir. Borçlunun takibe itiraz etmesi durumunda ise süreç İtirazın İptali Davası ile Ticaret veya Tüketici Mahkemelerine taşınır. Hak kaybına uğramamak adına sözleşmelerin eksiksiz doldurulması ve imzalatılması hayati önem taşımaktadır.