Eğer siz de “toprak her zaman kazandırır” diyerek yola çıktıysanız, durup bir kez daha düşünmeniz gereken bir dönemdeyiz. Çünkü bazı arazi türleri var ki, kazandırmak bir yana, elinizdeki nakdi tamamen “pul etmeye” yeminli.
İşte yatırım yaparken uzak durmanız, ilan sitelerinde gördüğünüzde ise iki kez düşünmeniz gereken o riskli arazi türleri:
Tek başınıza karar alamadığınız, sınırları kâğıt üzerinde belli olmayan hisseli araziler, yatırımcının en büyük baş ağrısı. Diğer hissedarların ön alım hakkı (şufa hakkı) nedeniyle, aldığınız hisse elinizden mahkeme yoluyla -üstelik tapuda gösterdiğiniz düşük bedelle- alınabilir. Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) süreçlerinin de sıkılaşmasıyla birlikte, bu tarz taşınmazların yetkilendirme ve satış süreçleri her geçen gün daha karmaşık bir hal alıyor.
Doğal, arkeolojik veya tarihi sit alanı ilan edilen bölgelerdeki araziler, dışarıdan bakıldığında harika bir doğa parçası gibi görünebilir. Ancak bu alanlarda yasal olarak hiçbir yapılaşmaya izin verilmez. “İleride imara açılır” umuduyla alınan sit alanları, nesiller boyu sadece seyredeceğiniz bir manzara olarak kalabilir.
Tapu sicil kaydını detaylı incelemeden arazi almak, intiharla eşdeğerdir. Üzerinde ipotek, haciz, aile konutu şerhi ya da satış vaadi sözleşmesi gibi kısıtlamalar bulunan araziler, paranızı doğrudan hukuki bir girdabın içine çeker. Siz borcun ortağı olmasanız bile, arazi icra yoluyla satılabilir ve yatırdığınız para pul olabilir.
Tarım arazilerinin korunmasına yönelik yasal düzenlemeler artık çok katı. “Büyük ova koruma alanı” içerisinde kalan bir araziyi alıp üzerine tiny house koymak, prefabrik ev yapmak ya da hobi bahçesi mantığıyla bölmek neredeyse imkansız. Bu araziler sadece amacına uygun olarak tarım için kullanılabilir; imar beklemek ise tamamen hayaldir.
Harita kadastro mühendislerinin ölçümü olmadan, sadece “satıcının beyanıyla” alınan araziler büyük risk taşır. Sınır ihtilafı olan, yandaki parselin içine tecavüz etmiş ya da yolu kapatmış araziler sizi bitmek bilmeyen ecrimisil (işgaliye) davalarıyla karşı karşıya bırakır.
İçme suyu sağlayan baraj ve göllerin çevresindeki mutlak, kısa ve orta mesafeli koruma kuşaklarında yapılaşma kesinlikle yasaktır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İSKİ, ASKİ gibi yerel su idarelerinin yönetmelikleri gereği, bu havzalara yakın arazilerde hayal ettiğiniz projelerin hayat bulması imkansızdır.