Özellikle sahte ilanların engellenmesi amacıyla yürürlüğe giren “e-Devlet üzerinden ilan yetkilendirmesi” ve değerleme raporlarının doğrudan sisteme işlendiği “şeffaf tapu / gerçek beyan” döneminde, bu iki kavramın farkını bilmek hayati önem taşıyor.
İşte gayrimenkul profesyonellerinin ve yatırımcıların bilmesi gereken yönleriyle, şerh ve beyan arasındaki temel farklar:
Şerh; bir gayrimenkulün mülkiyet hakkını doğrudan kısıtlayan ya da o mülk üzerinde üçüncü kişilerin hak sahibi olduğunu resmi olarak kamusal alana ilan eden kayıtlardır.
Bir mülke şerh konulduğunda, malikin o mülkü serbestçe satma, kiralama veya devretme yetkisi sınırlandırılır ya da tamamen kilitlenir. Şerh, hukuki gücü oldukça yüksek, sert bir tedbirdir.
Beyan; gayrimenkulün hukuki, fiili ya da güncel durumu hakkında bilgi veren açıklayıcı notlardır. Beyanlar, şerhler gibi mülkiyet hakkına doğrudan kelepçe vurmaz; yani mülkün satışına yasal bir engel teşkil etmez. Ancak alıcıya, “Bu mülkü alıyorsun ama bak arkasında böyle bir durum var, risk sana ait” mesajı verir.
Aradaki keskin çizgiyi daha net görebilmek için iki kavramı karşılaştıralım:
Tapuda “Gerçek Bedel” ve elektronik entegrasyon döneminin tam ortasındayız. Bir mülkü satın almadan önce sadece “satışa engel var mı?” diye bakmak yetmiyor. Tapu kaydındaki “Beyanlar” hanesinde yer alan kentsel dönüşüm ya da imar kısıtlamaları gibi detaylar, yatırımınızın değerini bir gecede sıfırlayabilir. Bu yüzden imza atmadan önce güncel tapu kayıt örneğini (web-tapu üzerinden) detaylıca incelemek ve uzman görüşü almak artık her zamankinden daha kritik.