Kiracının Bilmediği 10 Hak 

Kira sözleşmesi imzalamak, sadece bir eve taşınmak değil, aynı zamanda kanunla korunan ciddi bir haklar bütününe sahip olmak demektir. İşte Türkiye’deki güncel mevzuata göre kiracıların mutlaka bilmesi gereken, ancak çoğunlukla gözden kaçan 10 altın hak:

En sık karşılaşılan tahliye gerekçelerinden biri “İhtiyaç nedeniyle tahliye” davasıdır. Ev sahibinin kendisi, eşi, altsoyu (çocukları/torunları), üstsoyu (anne/babası) veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ihtiyacı varsa kiracıyı çıkarabilir. Ancak bu durum pat diye gerçekleşmez. Ev sahibinin kira sözleşmesinin bitiminden en az 1 ay önce ihtar çekmesi ve ardından tahliye davası açması gerekir. Mahkeme gerçekten ihtiyaç olduğunu onaylamadan ev boşaltılamaz.

Eğer ev sahibi sizi “Kızım gelecek”, “Kendim oturacağım” diyerek evden çıkardıysa, o evi 3 yıl boyunca haklı bir sebep olmaksızın başkasına kiralayamaz. Eğer kiralarsa, eski kiracısına (yani size) son kira yılında ödenmiş olan 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur.

Bir yıllık kira sözleşmesi yaptınız ve süre doldu diye evden çıkmak zorunda mısınız? Kesinlikle hayır. Türk Borçlar Kanunu’na göre, kiracı sözleşme bitiminden en az 15 gün önce yazılı olarak ihtar çekmediği sürece, kira sözleşmesi aynı şartlarla 1 yıl daha otomatik olarak uzar. Ev sahibi sadece “Sözleşme bitti” diyerek sizi çıkaramaz.

Ev sahibinin hiçbir gerekçe göstermeden kiracıyı çıkarabilmesi için sözleşmenin üzerinden 10 yıllık uzama süresinin (toplamda 1 + 10 = 11 yıl) geçmiş olması gerekir. Bu süre dolduktan sonra bile ev sahibi, her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce ihbarda bulunmak şartıyla sözleşmeye son verebilir.

Evin kullanımından doğmayan, binanın yapısıyla veya demirbaşlarla ilgili masraflar ev sahibinin sorumluluğundadır. Örneğin; kombinin bozulması, tesisat çatlakları, dış cephe veya çatı sızıntıları gibi masrafları kiracı ödemek zorunda değildir. Kiracı bu tamiratı yaparsa, faturasını kira bedelinden düşebilir (mahsup edebilir). Kiracı sadece ampul değiştirme, gevşeyen musluğu sıkma gibi ufak tefek kullanım masraflarını karşılar.

Evin olağan kullanımı dışında, kiracının kusurundan (örneğin balkondan bir şey düşürüp pimapeni kırmak gibi) kaynaklanan hasarlar tamamen kiracıya aittir.

Kiracının verdiği depozito bedeli (en fazla 3 aylık kira bedeli olabilir), ev sahibinin kişisel hesabına veya cebine konulamaz. Kanunen bu paranın, her iki tarafın onayıyla açılacak vadeli bir tasarruf hesabına yatırılması gerekir. Böylece paranız enflasyon karşısında erimez ve evden çıkarken değerini koruyarak geri alınır.

Kaynak: https://www.gayrimenkulgundemi.com/kiracinin-bilmedigi-10-hak/
Diyarbakır Emlak Market - İlan Ara
İlan Aramak İçin Tıklayın
Emlak Asistanı
Size nasıl
yardımcı olabilirim?
Emlak Asistanı