Sürecin en kritik halkalarından birini, doğru yönetildiğinde maliyetleri ciddi oranda düşüren hukuki ve mali avantajlar oluşturuyor. Birçok hak sahibi ve müteahhit, 6306 sayılı Kanun’un sunduğu vergi ve harç muafiyetlerini tam bilmediği için yüksek meblağlar ödemek zorunda kalıyor.
Avukat Cihat Demirbağ’ın derlediği verilere göre; kentsel dönüşüm sadece bir inşaat faaliyeti değil, ekonomik bir teşvik alanı. Kanunun 7. maddesi uyarınca, dönüşüm sürecindeki pek çok resmi işlem vergiden muaf tutuluyor. İşte maliyetleri sıfırlayan o kalemler:
Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV): Dönüşüm kredilerindeki vergi kesintileri.
Sektör temsilcileri ve hukukçular, en sık yapılan hatanın zamanlama olduğuna dikkat çekiyor. Bir yapının bu muafiyetlerden yararlanabilmesi için öncelikle resmi olarak “Riskli Yapı” statüsüne geçmesi gerekiyor. Bu tespit kesinleşmeden atılan imzalar veya yapılan ödemeler, kentsel dönüşüm kapsamında olsa bile muafiyet dışında kalabiliyor.
Muafiyetler kağıt üzerinde net olsa da uygulamada kurumlar arası farklılıklar yaşanabiliyor:
Tapu Müdürlükleri: Bazı müdürlükler işlem türüne göre muafiyeti dar yorumlayabiliyor.
Belediyeler: İnşaat harçları ve ruhsat bedellerinde belediyeden belediyeye farklı uygulamalar görülebiliyor.
Bankalar: Kredi kullanımında BSMV istisnası bazen belge eksikliği nedeniyle gözden kaçabiliyor.