Günümüzde bir taşınmazın değerini belirlemek artık sadece binanın fiziksel özelliklerini incelemekle sınırlı değil. Emsal verilerden bölgesel gelişmelere, ulaşım yatırımlarından nüfus hareketlerine ve makroekonomik göstergelere kadar onlarca farklı değişkenin aynı anda analiz edilmesi gerekiyor. Veri kaynaklarının bu denli çeşitlenmesi, yapay zekâ destekli çözümleri lüks olmaktan çıkarıp sektörel bir zorunluluk haline getiriyor.
Sektörde yaşanan bu teknolojik kırılmayı değerlendiren ARGE Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cem Gel, büyük verinin doğru işlenmesinin kritik önemine dikkat çekti. Gel, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün bir gayrimenkulün değerini belirlerken yalnızca taşınmazın fiziksel özelliklerine bakmıyoruz. Bölgesel gelişim verileri, ulaşım yatırımları, nüfus hareketleri, ekonomik göstergeler ve emsal analizleri gibi çok sayıda değişkeni aynı anda değerlendiriyoruz. Sektörün ulaştığı hacim düşünüldüğünde, bu verilerin yönetilmesinde teknolojinin sağlayacağı katkı her geçen gün daha kritik hale geliyor. Değerleme süreçleri artık yalnızca uzmanlık değil, aynı zamanda etkin veri yönetimi gerektiriyor.”
Yapay zekânın sektöre getirdiği en büyük kazanımın hız ve operasyonel verimlilik olduğunu belirten Ahmet Cem Gel, teknolojinin insan deneyimiyle birleştiği “hibrit” bir geleceğe işaret etti. Geçmişte haftalar süren veri toplama ve ön analiz aşamalarının artık dakikalar içinde tamamlandığını vurgulayan Gel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
Sürecin çevresel ve operasyonel boyutuna da değinen Gel, dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedefleriyle olan güçlü bağına dikkat çekti. Geleneksel olarak yoğun bir dokümantasyon ve kağıt trafiğine sahne olan değerleme sektörünün, dijital arşivleme ve online süreç yönetimi sayesinde karbon ayak izini azalttığını belirtti. Fiziksel evrak kullanımının minimuma inmesi, hem şirketlerin operasyonel yükünü hafifletiyor hem de doğanın korunmasına doğrudan katkı sağlıyor.
Sektör temsilcileri de artan işlem hacmi karşısında teknoloji destekli çözümlerin kaçınılmaz olduğu görüşünde birleşiyor. Önümüzdeki süreçte yapay zekâ, veri analitiği ve otomasyon sistemlerinin gayrimenkul değerleme süreçlerinin ayrılmaz birer parçası haline gelmesi ve sektörü tamamen domine etmesi bekleniyor.