Projede gelinen son durum, hukuk mücadelesi ve mağdurların çarpıcı açıklamaları gayrimenkul sektöründeki en büyük kördüğümlerden birini gözler önüne seriyor.
2010 yılında lansmanı yapılan ve 2015 yılı sonunda teslim edileceği taahhüt edilen dev projede takvimler şaştı. İddialara göre, aradan geçen yıllara rağmen yüklenici firma 7 blok olarak tasarlanan projenin yalnızca 3 bloğunu tamamlayabildi.
Yıllardır süren teslim bilmecesinin arkasında ise tam bir finansal ve hukuki kriz yatıyor. Projeyi yürüten şirketin 2021 yılında iflasını ilan ettiği, 2022 yılında ise oluşturulan iflas masasıyla sürecin tasfiyesine geçildiği biliniyor.
Mağdurların çığlığı üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgütlü suçlar” kapsamında başlatılan geniş çaplı soruşturma, dosyanın büyüklüğü nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildi.
“13 Yıldır Hukuk Mücadelesi Veriyoruz” Mağdurların avukatlığını üstlenen Mehmet Demircioğlu, sürecin yönetim ve iflas boyutunda ciddi soru işaretleri barındırdığını vurgulayarak: “Müvekkillerimizin temel talebi çok net; yıllardır parasını ödedikleri evlerinin teslim edilmesi. Bu mağduriyetin bir an önce son bulması gerekiyor” dedi.
Projenin mağdurlarından Arzu Toygar, gayrimenkul yatırımı yapmak isterken nasıl bir çıkmaza girdiklerini şu sözlerle özetledi:
“Yaklaşık 14 yıl önce 1+1 daire satın aldım. İç dekorasyon bedeli de dahil olmak üzere firmaya tam 150 bin dolar ödeme yaptım. Tapu davasını kazanmama rağmen hala dairesini alamayanlardanım. Yıllardır bekliyoruz, ortada somut bir sonuç yok.”
Bir diğer mağdur Nadide Kayıkçı ise sürecin hak sahiplerini nasıl bir ikileme sürüklediğini anlattı. Tapu alabilmek için açtıkları davalardan vazgeçmek zorunda kaldıklarını belirten Kayıkçı: