Konut Fiyatında ‘Balon’ Var mı?

Peki, bugün Türkiye’de konut, restoran, otel ve hizmet sektöründe yaşanan olağanüstü fiyat artışları klasik bir balonun ayak sesleri mi, yoksa tamamen farklı bir fiyatlama dinamiği mi? Bu sorunun cevabını bulmak için dünyaya ve derinlere bakmak gerekiyor.

Türkiye’deki yapıyı doğru tanımlayabilmek için geçmişte benzer süreçlerden geçen iki Akdeniz ülkesinin deneyimlerine bakmakta fayda var:

Ülkemizde konut fiyatlarının son yıllarda ulaştığı seviyeler herkesin malumu. Ancak bir piyasaya doğrudan “balon” teşhisi koymak için sadece etiket fiyatlarına bakmak yanıltıcı olabilir. Burada asıl kriter, fiyatların hanehalkı gelirleriyle olan bağıdır.

Son dönem analizlerine bakıldığında Türkiye’de; konut fiyatlarının gelirlerden çok daha hızlı yükseldiği, kira çarpanlarının uzadığı, yatırım amaçlı alımların hız kesmediği ve enflasyonist reflekslerle “fiyatlar nasılsa düşmez” beklentisinin kemikleştiği görülüyor. Ancak İspanya örneğindeki gibi sektörü çökertecek, yapısal ve sürdürülemez bir arz fazlası bulunmuyor. Bu durum, Türkiye’deki tabloyu klasik bir konut balonundan ayırarak çok daha karmaşık bir boyuta taşıyor.

Fiyatlamadaki bu tuhaf dinamik sadece gayrimenkulle sınırlı değil. Kafeler, restoranlar ve oteller gibi hizmet sektörlerinde de benzer bir süreç işliyor. İşletmeler sadece maliyet artışlarını değil, “bu fiyatı müşteri her halükarda öder” varsayımını da fiyatlara yansıtıyor. Bu durum finansal bir varlık balonu olmasa da, fiyatların yerel gelir düzeyinden tamamen kopmasıyla aynı kapıya çıkıyor.

Özellikle İstanbul, Bodrum ve Çeşme gibi turistik veya cazibe merkezi olan bölgelerde fiyatlar, artık yerel halkın gelirine göre değil, alım gücü yüksek dış talebe ve yabancı turiste göre belirleniyor. Ekonomi, geniş kitlelerin bütçesinden ziyade, tavan gruptaki yüksek ödeme gücü tarafından şekillendiriliyor.

Özetlemek gerekirse; Türkiye’deki mevcut ekonomik tablo ne İspanya’daki gibi arz fazlasıyla patlamaya hazır klasik bir balon ne de sadece Yunanistan’daki gibi arz yetersizliğiyle geçiştirilebilecek bir durumdur. Karşı karşıya olduğumuz tablo, geniş çaplı bir fiyat-gelir uyumsuzluğudur.

Tarihsel olarak fiyatların toplumun genel gelir düzeyiyle bu denli uyumsuz kalması uzun süre sürdürülebilir değildir. Ancak bu dönemlerde düzeltme her zaman fiyatların nominal olarak düşmesiyle gerçekleşmez. Kimi zaman kur ayarlamalarıyla piyasa dengelenir, kimi zaman da zaman içinde gelirlerin (enflasyon karşısında) fiyatları yakalamasıyla süreç soğumaya bırakılır. Bugün piyasanın önündeki temel soru, bu kaçınılmaz uyumun hangi vadede ve sektör aktörlerine nasıl bir maliyetle sağlanacağıdır.

Kaynak: https://www.gayrimenkulgundemi.com/konut-fiyatinda-balon-var-mi/
Diyarbakır Emlak Market - İlan Ara
İlan Aramak İçin Tıklayın
Emlak Asistanı
Size nasıl
yardımcı olabilirim?
Emlak Asistanı