Geçtiğimiz yıl emlak vergisi matrahlarının belirlenmesi sürecinde takdir komisyonlarının belirlediği fahiş arsa ve arazi metrekare değerleri, binlerce mülk sahibini mahkeme kapılarına dökmüştü. Kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine kanun koyucu devreye girdi ancak getirilen yeni düzenleme, “kaş yaparken göz çıkardı.”
7566 sayılı Kanun’la yapılan son değişiklik, emlak vergisinde adaleti sağlamak bir yana, kelime oyunlarıyla mükellefe ağır bir fatura çıkardı. İşte emlak vergisinde yaşanan krizin perde arkası ve milyonlarca ev sahibini bekleyen tehlikeler…
Geçmişte (2018 genel beyan döneminde) uygulanan 7061 sayılı Kanun, metrekare birim değerlerindeki artışı en fazla yüzde 50 ile sınırlandırmıştı. Ancak yürürlükteki 7566 sayılı Kanun, arsa değerlerini es geçerek doğrudan ödenecek vergi tutarına odaklandı.
Düzenlemede yer alan “2026 yılı emlak vergisi, 2025 yılının iki kat fazlasını aşamaz” ibaresi, ilk bakışta masum bir sınır gibi görünse de belediyeler tarafından tam 3 kat (yüzde 300) artış olarak uygulandı. Çünkü hukuken bir tutarın “iki kat fazlası”, kendisiyle birlikte toplamda üç katına çıkması anlamına geliyor. Bir yılda taşınmaz değeri %300 artmayan vatandaş, kapısına gelen fahiş vergi makbuzlarıyla şoke oldu.
Vatandaşın mülk değerlemesine karşı açtığı davalar ise vergi yargısı ve istinaf mahkemeleri tarafından adeta “iş yükü” gerekçesiyle reddedildi. Mahkemeler, sokak sokak keşif ve bilirkişi incelemesi yapmaktan kaçınarak, “Zaten kanunla artışa üst sınır getirildi” bahanesine sığındı.
Oysa açılan davalar vergi tutarına değil, gelecekteki tüm vergileri etkileyecek olan arsa metrekare birim değerlerine karşıydı. Yargının bu denetimi yapmaması, hukuksal bir boşluk ve mağduriyet yarattı.
Emlak vergisi, özü itibarıyla bir servet vergisidir. Ancak bu vergi sadece çok sayıda lüks konutu veya yüksek kira geliri olan zenginleri değil; zorlukla bir ev sahibi olmuş, borç harç içinde başını sokacak bir çatı bulmuş emekli aileleri de vuruyor.
Üstelik bu fahiş artış, mülklerin değerini kağıt üzerinde yükselttiği için birçok mükellef önümüzdeki yıl hiç beklemediği bir Değerli Konutlar Vergisi sürpriziyle de karşı karşıya kalacak.