Ev sahiplerinin en çok güvendiği hukuki dayanaklardan biri olan tahliye taahhütnamelerinde yapılan usul hataları, belgeyi tamamen geçersiz kılabiliyor. Türk Borçlar Kanunu’na göre kira sözleşmesinin süresi bittiğinde kontratın kendiliğinden uzadığına dikkat çeken Kiraz, şu uyarılarda bulundu:
Sözleşmelerdeki küçük yazıların büyük mağduriyetler yaratabileceğini belirten Avukat Ali Güvenç Kiraz, özellikle öğrenci evleri ve kefillik müessesesine değindi:
Depozito ödemelerinin yasal olarak en fazla 3 aylık kira bedeli tutarında olabileceğini hatırlatan Kiraz, bu bedelin hiçbir şekilde “son ayların kirasına mahsup edilemeyeceğini” vurguladı. Sözleşmede aksi belirtilmedikçe, depozitonun güncel (son) kira bedeli üzerinden iade edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, rutin bakımların kiracıya, binayı ilgilendiren esaslı onarımların ise ev sahibine ait olduğunu belirtti.
Kira sözleşmelerinde yer alan ve yasal sınırları zorlayan fahiş zam maddelerinin hiçbir hukuki geçerliliği bulunmuyor. Kiraya yılda yalnızca bir kez, yenileme döneminde zam yapılabileceğini belirten Kiraz, yasal tavan sınırın 12 aylık TÜFE ortalaması olduğunu; kiracı imzalamış olsa dahi bu oranın üzerindeki zam maddelerinin hükümsüz sayılacağını ifade etti.
Kiracıların haklarını koruyabilmeleri için mutlaka yazılı sözleşme yapmaları ve DASK belgesinin bir örneğini istemeleri gerekiyor. Faturaların (elektrik, su, doğalgaz) kiracı üzerine alınmasının önemini vurgulayan uzman isim, bazı ev sahiplerinin bu abonelikleri kapatarak tahliye baskısı kurabildiğine dikkat çekti.
Ödemeler konusunda ise net bir uyarı geldi: “Kirayı asla elden ödemeyin.” Ödemelerin mutlaka banka kanalıyla ve doğrudan mülk sahibinin hesabına yapılması, üçüncü bir kişiye ödeme yapılacaksa da bunun yazılı bir onaya dayandırılması gerekiyor. Ayrıca eve taşınıldığı ilk gün var olan hasarlar (duvar, dolap, beyaz eşya vb.) fotoğraflanıp ev sahibine yazılı bildirilmezse, çıkışta bu hasarlar depozitodan kesilebiliyor.