Yüksek Mahkeme, ek bir hizmet sunulmadan yapılan kısa süreli kiralamaların Gayrimenkul Sermaye İradı (kira geliri) olarak vergilendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan “Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi” alan ev sahipleri, Maliye’nin radarına girmişti. Gelir İdaresi Başkanlığı, yayımladığı bir genel yazıyla, bu belgeyi almanın “ticari bir organizasyon ve devamlılık kastı” taşıdığına hükmetmişti.
Bu kapsamda Maliye, kiralama yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın izin belgesi olan herkese geriye dönük ticari mükellefiyet tesis etmiş; binlerce kişiye vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergi ve %20 oranında KDV tarhiyatı çıkarmıştı.
Maliye’nin bu cezai işlemlerine karşı açılan davada Danıştay 3. ve 7. Daireleri, Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun (VDDK) talebi doğrultusunda müşterek ve emsal niteliğinde bir karara imza attı.
Yeminli Mali Müşavir Abdullah Tolu’nun aktardığı bilgilere göre Danıştay; bir kiralama faaliyetinin “ticari kazanç” sayılabilmesi için otel, pansiyon veya apart işletmeciliği gibi belirli bir ticari organizasyon gerektirdiğini vurguladı. Yüksek Mahkeme, kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:
“Sadece daha fazla gelir elde etmek amacıyla taşınmazların günlük, haftalık veya aylık olarak kiraya verilmesi, elde edilen kazancın gayrimenkul sermaye iradı (kira geliri) niteliğini değiştirmez. Kahvaltı, yemek, ütü, günlük temizlik gibi ek hizmetler barındıran ticari bir organizasyon dahilinde yapılmadığı sürece bu konutlar konaklama tesisi olarak nitelendirilemez ve konaklama vergisine tabi tutulamaz.”
Danıştay, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 24/01/2025 tarihli ve 7877 sayılı Genel Yazısı’nın hukuka uygun olmadığına ve uygulanması halinde ev sahipleri için telafisi güç zararlar doğuracağına dikkat çekerek yürütmenin durdurulmasına karar verdi.