Özellikle miras yoluyla kalan veya aile büyüklerinden devredilen taşınmazlarda sıkça görülen bu ibare, gerekli risk analizi yapılmadığında alıcılar için tam bir kabusa dönüşüyor. Tapuda bu detayı görmesine rağmen “Hallederiz, diğer ortakların da haberi var” sözlerine inanarak kapora veren yüzlerce insan, paralarını geri alabilmek için yıllarca süren dava süreçleriyle uğraşmak zorunda kalıyor.
Pek çok yatırımcı, tapuda birden fazla isim gördüğünde bunu sıradan bir hisseli tapu (Paylı Mülkiyet) zannediyor. Oysa Elbirliği (İştirak) mülkiyetinde durum tamamen farklıdır.
“Çoğunluk satmak istiyor, bir kişi sorun çıkarıyor, onu da ikna ederiz” mantığıyla hareket etmek, gayrimenkul yatırımlarında yapılan en büyük hatalardan biridir. Alıcıyı bekleyen tehlikeler zinciri şöyle gelişiyor:
Gayrimenkul sektöründe her zaman “ucuz fırsattan önce, risk analizi” ilkesi geçerli olmalıdır. Mağdur olmamak için şu adımları izlemek hayati önem taşıyor:
Gayrimenkulde asıl kazanç alırken yapılır; ancak bu kazanç, hukuki açıdan temiz ve pürüzsüz bir tapuyla mümkündür. Bir mülkün piyasa değerinden çok ucuz olması genellikle bir fırsat değil, hukuki bir problemin habercisidir.