Hukukçular, birçok kişinin “sadece satış işlemi yapılacak” düşüncesiyle verdiği geniş yetkili vekâletnamelerin ilerleyen süreçte büyük risk oluşturduğunu belirtiyor. Özellikle taşınmaz satış yetkisi içeren vekâletnameler, mülkiyet hakkını doğrudan etkilediği için en dikkat edilmesi gereken belgeler arasında gösteriliyor.
Uzmanlara göre vatandaşların yaptığı en büyük hatalardan biri, genel vekâletname ile çok geniş yetkiler vermek. Satış, ipotek, kira, banka tahsilatı ve para çekme gibi işlemleri kapsayan geniş ifadeler, kötü niyetli kullanım riskini artırabiliyor.
Özellikle “ahzu kabz” olarak bilinen para tahsil yetkisinin fark edilmeden vekâletnameye eklenmesi, satış bedelinin vekil tarafından teslim alınabilmesine imkân sağlayabiliyor. Bu nedenle hukukçular, vekâletnamenin yalnızca yapılacak işlemle sınırlı hazırlanması gerektiğini vurguluyor.
Tapu işlemlerinde kullanılacak vekâletnamelerin belirli şekil şartlarını taşıması gerekiyor. Gayrimenkul işlemlerine ilişkin vekâletnamelerin noter tarafından “düzenleme şeklinde” hazırlanması ve fotoğraflı olması zorunlu tutuluyor. Sadece imza onayı yapılan belgeler tapu müdürlüklerinde geçerli sayılmıyor.
Uzmanlar, özellikle yurt dışından gönderilen vekâletnamelerde tercüme, apostil ve konsolosluk işlemlerinin eksiksiz yapılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Gayrimenkul sektöründe son dönemde sahte vekâletname ve kötüye kullanılan yetki belgeleriyle ilgili şikâyetlerin arttığı belirtiliyor. Özellikle yaşlı vatandaşlar veya yurt dışında yaşayan mülk sahipleri hedef alınabiliyor.
Hukuk çevreleri, vekâlet verilecek kişinin dikkatle seçilmesi gerektiğini ve mümkünse işlemlerin avukat gözetiminde yürütülmesini öneriyor.
Son dönemde dijital sistemlerin devreye alınmasıyla birlikte tapu işlemlerindeki güvenlik önlemleri de artırıldı. Türkiye Noterler Birliği’nin e-Devlet entegrasyonu sayesinde vatandaşlar artık aktif vekâletlerini sistem üzerinden görüntüleyebiliyor.